Kategoriler
Sağlık

Aşı Olmayanlardan PZR Test Ücreti Alınsın !

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD),  aşı olmaktan kaçınıp test olmayı tercih eden kişilerden her örnek için test ücretinin bir kısmının (en az 20 TL civarı) alınması önerisinde bulundu.

Sağlık Bakanlığı’na açık mektup başlıklı yazıda dernek yetkilileri, koronavirüs aşısı olmaktan kaçınanlar için PZR testi zorunluluğu hakkındaki görüşlerini paylaştı. Virüs ile mücadele etmek için hijyen ve maske kurullarına uyulması ve aşılanma dışında başka bir aracın olmadığının altını çizen dernek yetkilileri, “Her iki tedbire ek olarak vakaları erken tanımak ve klinik ortaya çıkmadan önce tespit etmek virüsün bulaşını kontrol altına almayı sağlayacak bazı ek tedbirler pek çok ülkede alınmaktadır. Benzer olarak ülkemizde örgün eğitimi başlatmak ve sürdürmek üzere ilköğretimin çeşitli kademelerinde görev yapan öğretmenler ve okuldaki diğer çalışanlardan son 48 saat içinde negatif PZR testlerinin ibraz edilmesi kuralı getirilmiştir. Bunun yanında örgün eğitimdeki öğrenciler için üniversiteler tarafından benzeri kurallar açıklanmaktadır. Ayrıca şehirlerarası seyahat için aşı veya negatif Covid PZR testi zorunluluğu getirilmiştir. Ülke düzeyinde alınan karar ve kuralların uygulanabilir olması ve suistimal edilmemesi için tüm süreçler ayrıntılı planlanmalı ve takip edilmelidir. Bu kuralların sağlıklı uygulanabilmesi ve sürdürülebilmesi için günlük PZR test sayımızın mevcut sayılarımızın en az 3 katına çıkabileceğini tahmin etmekteyiz. Bunun pandemi sona erinceye veya toplumun aşı olması gereken bireylerinin tümü aşılanana kadar kesintisiz olarak devamının sağlanması için hazırlık yapılmasının gerekliliğinin altını çiziyoruz” dedi.

Alınacak önlemleri 6 maddede özetleyen dernek yetkilileri şu bilgileri verdi,

PZR testi alınacak kişi sayısını azaltmak

Daha önce hastalık geçirmiş kişilerin en az 6 ay süre ile tarama dışında tutulması, Antijen testi sonuçlarının kabul edilmesi. Aşı olmaktan kaçınıp test olmayı tercih eden kişilerden her örnek için test ücretinin bir kısmının (en az 20 TL civarı) alınması

PZR örneklerinin hekim dışı sağlık personelleri tarafından alınması

Burun-boğaz sürüntü örneği yerine ağız çalkantı suyu veya tükürük örneği kullanılması

  1. Örneklerin hastane dışında, kişilerin bulundukları yerlerde, çok yaygınlaştırılmış örnek toplama istasyonlarında alınması için çalışma yapılması
  2. Örnek alınan kişilerden sisteme girilen verilerin sadeleştirilmesi, TC numarası ve telefon numarası dışında veri kaydı yapılmaması
  3. Hastalık şüpheli kişiler dışındakilerin örneklerinin 10’lu veya 20’li gruplar halinde havuzlama yöntemi ile çalışılması.

Biz Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Hekimleri olarak;

Kovid pandemi süresi boyunca tüm gücümüzle üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdik, erişkin aşılamada olduğu gibi korona virüs aşılamasında en ön saflarda yer aldık. Ancak süreç uzadıkça bu konuda en fazla etkilenen hekimler olarak aşılanması gereken tüm kişileri aşılanmaya davet ediyoruz. Bir toplumun en temel öğesi eğitimdir. Eğitimin ilköğretimden uzmanlık eğitimine kadar en ideal şartta olması için yüzyüze eğitimin başlaması ve devamı için korunma önlemlerine eksiksiz uyulması ve aşılanmanın yaygınlaştırılması şarttır” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

Özel Eğitim Öğretmenlerine Atama Engeli !

Türk Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, özel eğitim öğretmenlerine atama engeli oluşturulmasına tepki gösterdi.

Sendikadan yapılan açıklamada, “Bilindiği üzere, Özel Eğitim Öğretmenleri, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde bulunan okullara yönetici olarak atanabiliyor iken, bu atama döneminde bahsi geçen kademedeki okullara Müdür ve Müdür yardımcısı olarak atanmak isteyen Özel Eğitim Öğretmenlerinin tercihlerine MEBBİS sisteminde sadece Özel Eğitim Kurumları ile Halk Eğitim Merkezleri açılmıştır. Bu durum Özel Eğitim Öğretmenlerinin mağduriyetine yol açmaktadır.  Türk Eğitim Sen olarak Bakanlığa gönderdiğimiz yazıda, Özel Eğitim Öğretmenlerinin, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde bulunan okullara yönetici olarak atanabilme şartını sağlamaları nedeniyle daha önceki başvuru dönemlerinde olduğu gibi ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde bulunan okullara yönetici olarak başvuru hakkı verilmesi suretiyle mağduriyetlerin önüne geçilmesi hususunda talepte bulunduk” ifadelerine yer verildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

“Aşı Olmayan Öğretmen Ücretsiz İzne Çıkartılsın” Öğretmenler Aşılanmalı

Yazar Nagehan Alçı’nın “Öğretmenlere aşı zorunluluğu getirilsin” önerisi bir grup öğretmenin sert tepkisine yol açtı. ‘nagehanalçıhaddinibil’ twiti Türkiye sıralamasında ilk üçe kadar yükseldi.

Aşılama konusundaki son dönem yazıları ile dikkat çeken Yazar Nagehan Alçı’nın öğretmenler ve velilerin aşılanması konusundaki yazısı gündem oldu. Alçı bu konudaki köşe yazısında öğretmenlerin yüzde 70’inin iki doz, yüzde 85’nin ise tek doz aşı yaptırdığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere yönelik koyduğu yaptırımların net olmadığını savundu.

Velilere de Aşı Zorunluluğu Gelmeli

Öğretmenlere aşı zorunluluğu getirilmesi gerektiğini kaydeden Alçı, “Aşı olmak istemeyenlere ücretiz izin hakkı tanınsın” dedi. Velilelere de aynı öğretmenler gibi aşı zorunluluğu getirilmesi gerektiğini hatırlatan Alçı, yazısında şu ifadelere yer verdi, “Sadece öğretmenler değil, işin veli boyutu da var. Sağlık Bakanlığının elinde kaç velinin aşılı olduğu, kaçının olmadığı bilgisi mevcut. Çocuğu okulda olan tüm vatandaşlara da aynı şekilde aşı zorunluluğu getirilmesi gerekiyor. Biliyorum bana kızacaklar olacak ama kim kızarsa kızsın ben mücadelemi sürdüreceğim. Çocuklarımızın beden ve ruh sağlığı için öğretmen ve velilerin aşılanması şart” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

Öğretmenler Kırtasiye Harcama Ödeneklerinin Artırılmasını İstedi !

Türk Sağlık Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığı yazıda, öğretmenlerin kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması için verilen ‘Eğitim-Öğretime Hazırlık’ ödeneğinin artırılmasını istedi.

Sendikadan yapılan açıklamada, “Bilindiği gibi Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği, yılda bir defaya mahsus olmak üzere Eylül ayında kırtasiye ihtiyaçların karşılanması amacıyla sadece öğretmenlerimize verilmektedir. Oysa eğitim çalışanlarını bir bütün olarak değerlendirmek, eğitimin öğretmenler dışındaki diğer çalışanları da bu uygulamaya dahil etmek son derece önemlidir. Öğretmenler dışındaki eğitim çalışanları da  Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneğinden faydalanmalıdır. Bu konuda ayrım yapılması hem çalışma barışını bozmakta, hem de iş verimini düşürmektedir. Tüm eğitim çalışanları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Türk Eğitim-Sen olarak; Milli Eğitim Bakanlığı’na bir yazı yazarak; öğretim yılına hazırlık ödeneğinin miktarının artırılmasını, bu ödeneğin brüt bir maaş tutarında tüm eğitim çalışanlarına ödenmesine ilişkin çalışma yapılmasını talep ettik” ifadelerine yer verildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

Eğitimcilerden Zorunlu PCR Testi Tepkisi 

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 6 Eylül tarihi itibari ile başlayacak olan yüz yüze eğitim hakkında değerlendirmelerde bulundu. Zorunlu PCR testi uygulaması kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Geylan, “Sağlıkla ilgili hususlarda gönüllülük esas alınmalıdır” dedi.

Öte yandan, aşı olanların dahi covid bulaşısına muhatap olduğu bir durumda zorunlu PCR testi uygulaması kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Genel Başkan, “Sağlıkla ilgili hususlarda zorunluluk değil gönüllülük esas alınmalıdır ki, hukuki olan da budur.” dedi. Genel Başkan açıklamasında şunları söyledi:

“Okullarımızın 6 Eylül’de açılacağı kararını olumlu buluyor ve destekliyoruz. Öğrencilerimizin daha fazla öğrenme kaybına uğramamaları ve öğrenme eksiklerinin giderilmesi için yüz yüze eğitim başlamalıdır. Ancak; öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarının sağlığı için bütün tedbirler hızlıca alınmalıdır. Sadece eğitim çalışanları değil, servis ve kantin görevlilerinin aşı ve covid-19 takipleri de yapılmalıdır. Gerekli hijyen koşullarının sağlanması için yardımcı hizmetli personel eksiği olan tek bir okulumuz dahi bırakılmamalıdır. Salgın koşullarının gerektirdiği tedbirleri almak için okullarımıza ek bütçe tahsis edilmelidir. Teneffüs süreleri uzatılmalı, sınıflar sıklıkla havalandırılmalı, ders süreleri uzaktan eğitimde olduğu gibi 30 dakika olarak ayarlanmalıdır. Salgına karşı şu an tek koruyucu silahımız aşıdır. Okullarımızın açılması sürecinde sadece öğretmenlerin değil, öğrenciyle ilişkili herkesin aşılanması hususunda gayret ortaya konulmalıdır. Ayrıca aşı olanların dahi covid bulaşısına muhatap olduğu bir durumda zorunlu pcr testi uygulaması kararı yeniden değerlendirilmelidir. Sağlıkla ilgili hususlarda zorunluluk değil gönüllülük esas alınmalıdır ki, hukuki olan da budur” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

Lisanüstü Eğitim Programları Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

1. ALES sonuç belgesi.

2. Yabancı dil sınav sonuç belgesi.

3. Lisans transkripti.

4. Öncelikli Alan araştırma görevlisi kadrosuna atandığına dair belge.

Not: Kayıt işlemlerinde istenilebilecek diğer belgeler için lütfen ilgili enstitülerle iletişime geçiniz. Üniversitelerin Lisansüstü tercih sonuçlarına ulaşabilmeleri için aşağıdaki yolu izlemeleri gerekmektedir. YÖKSİS->Personel İşlemleri->Öncelikli Alanlardaki Araştırma Görevlileri Yerleştirme Sonuçları (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Ekonomi

Sigorta Prim Borçlarının Tahsili Hakkında Yapılandırma

İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Sayın Ekrem Gülcemal 9 Haziran 2021’de yürürlüğe giren 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırma kapsamına giren sigorta prim borçlarının tahsiline ilişkin detayları paylaştı.

7326 sayılı Kanun ile SGK alacaklarının tamamının gecikme zammı ve gecikme faizleri silindiğini belirten İl Müdürü Gülcemal “Bunun yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksleriyle güncellenen tutarlar ödenecek olup bu ödenecek tutarın peşin ödenmesi halinde ise Yİ-ÜFE’nin %90’ı, iki taksit ödenmesi halinde ise %50’si silinecektir. İdari para cezalarımızın borç aslının yüzde 50’si silinecektir. Bu kalan tutarlar Yİ-ÜFE ile güncellenecektir.” dedi. Borçların peşin ödenmesi dışında ayrıca taksitler halinde ödenebileceğini de belirten Gülcemal,  “İşveren ve sigortalılarımız borçlarını ikişer aylık dönemler halinde, ilgili borcun Kanunda belirtilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunan tutarı 6, 9, 12 veya 18 taksit, İl Özel İdareleri ile bunlara bağlı kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüpleri azami 36 taksitle ödeyebilecektir. Belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğe haiz kuruluşlara ait borçlara ise aylık olarak 120 taksitte ödenme imkanı getirilmiştir.” dedi.

4/B Sigortalılar E Devlet Üzerinden Başvurabilir

Ekrem Gülcemal, yapılandırma kapsamında; sigorta primi, genel sağlık sigortası primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları, iş kazası ve meslek hastalığı, malullük ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacakları, 4/B (Bağ-Kur) sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğan alacaklar, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacakların olduğunu belirtti. Gülcemal ayrıca Sosyal Güvenlik Merkezlerinden yapılacak başvurularda yoğunluk yaşanmaması için işverenlerin  yoluyla kurumca verilen şifreler üzerinden yapılandırma başvurusunda bulunabileceklerini, 4/B sigortalıları ile primini kendi ödeyen ek-5 ve ek-6 sigortalıların ise e devlet üzerinden başvurabileceklerini ifade etti.

GSS Borcu Olanların 31 Aralık’a Vakti Var

4/B kapsamında olan yani Bağ-Kur’lu sigortalıların yapılandırma kanunu kapsamında borçlarını ödememeleri durumunda, 30 Nisan 2021’den önceki prim borcu bulunan hizmetlerinin durdurularak, prim borçlarının silineceğini, bu sigortalıların faaliyetleri devam ediyor ise sigortalılıklarının 1 Mayıs 2021 itibarıyla yeniden başlatılacağını belirten Gülcemal, Genel Sağlık Sigortası kapsamında borcu olanların ise 31 Aralık 2021 tarihine kadar borçlarını ödemeleri halinde gecikme zammı ve gecikme cezasının kaldırılacağını ifade etti. Bunların yanı sıra “bugüne kadar gelir testine başvurmayan vatandaşlarımızın 30 Kasım 2021 tarihine kadar gelir testine başvuru yapmaları gerekmektedir. Bu vatandaşlarımızın gelir testi sonucunda geliri brüt asgari ücretin üçte birinden az çıkar ise genel sağlık sigortası prim borçlarının tamamının silinecek ve primleri Hazine tarafından karşılanacaktır. Ancak sonuç asgari ücretin üçte birinden fazla çıkarsa borçlarını 31 Aralık 2021 tarihinde kadar ödemeleri halinde yine bu borçlar için gecikme cezası ve gecikme zammı ödemeyecekler” dedi.

İlk Taksit Ödemeleri 1 Kasım

7326 sayılı Kanun kapsamında borçlarını ödemeleri halinde emekli olabilecek durumdaki sigortalılar için bankalar ile protokol imzalandığını belirten Ekrem Gülcemal, “Sosyal Güvenlik Kurumuna borcu olan tüm sigortalı ve işverenler bu Kanunun getirdiği avantajlardan faydalanmak için 31 Ağustos 2021 tarihinde mesai bitimine kadar başvuruda bulunmaları ve başvuru üzerine yapılandırılan alacaklara ilişkin ilk taksit ödemelerini 1 Kasım 2021 tarihi bitimine kadar yapmaları gerekmektedir” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Ekonomi

JWA Dubai, Girişler İçin Açılış Çağrısını Başlattı

Uluslararası mücevher ve değerli taş endüstrisi için prestijli ve saygın bir etkinlik olan Mücevher Dünyası Ödülleri (The Jewellery World Awards), Orta Doğu’da ticaretin artan önemini kabul eden bölgesel baskısı olan JWA Dubai’yi başlatıyor.
Ödül töreni, dünyanın en büyük B2B mücevher fuarları organizatörü Informa Markets Jewellery ve Italian Exhibition Group SpA (IEG) tarafından ortak bir premium sergi olan JGT Dubai’nin (Jewellery Gem Technology Dubai) bir parçası olacak.

JWA Dubai, bu bölgede yapılan olağanüstü başarıları ve katkıları takdir edecek ve onurlandıracaktır. Şu andan itibaren 21 Ekim 2021 Perşembe gününe kadar dört kategorinin üçünde giriş başvuruları kabul ediliyor.

2021 JWA Dubai kategoriler:
1. Yılın Markası – Perakende
2. Yılın En Başarılı Girişimi
3. Yılın Genç Girişimcisi (40 yaş ve altı)
4. Ömür boyu Başarı Ödülü (Aday gösterilmesi durumunda)

Informa Markets Jewellery Mücevher Dünyası Ödülleri Başkanı ve Kurucusu Letitia Chow, açıklamasında şu ifadeleri paylaştı; “Orta Doğu’daki değerli taş ve mücevher topluluğunun başarılarını ve katkılarını belirlemek, takdir etmek ve kutlamak için JWA Dubai’yi başlatmaktan heyecan duyuyoruz. Küresel endüstride önemli bir rol oynayan bu yüksek performanslı bölgede çok fazla büyüme ve gelişme potansiyeli görüyor, dünyanın bu bölgesindeki girişimcilerden ve işletmelerden girişler almayı dört gözle bekliyoruz”

Seçkin İşletmelerin Çabası

Katılım isteklerini göndermek ve değerlendirme kriterlerini incelemek için ilgili taraflar https://www.jwadubai.com/ adresinde kayıt yaptırabilirler.Saygın bir değerli taş ve mücevher uzmanı olan Nirupa Bhatt da baş yargıçlardan biri olarak seçildi. Gemological Institute of America (GIA) Hindistan’da Danışman olmadan önce, 2008’den 2020’ye kadar GIA Hindistan ve Orta Doğu’nun Genel Müdürü olarak görev yaptı ve organizasyonu Hindistan, Orta Doğu ve Türkiye’de 60’tan fazla yere tanıttı. Aynı zamanda bir İş Başarısı Koçu ve Liderlik Çemberi Uygulayıcısı olan Bhatt, “Orta Doğu, yerel ve uluslararası tüketicilere hitap eden çok benzersiz ve ilginç bir bölge. Bu seçkin işletmelerin çabalarını ve bölgenin büyüyen pazar payını takdir ederek JWA Dubai’yi başlattıkları için JWA ekibine övgülerimi sunuyorum.” dedi. Resmi Ortağı Dubai Multi Commodities Center (DMCC – Dubai Çoklu Emtia Merkezi) tarafından desteklenen JWA Dubai’nin ilk baskısı, 21 Şubat 2022 Salı günü JGT Dubai’de (Jewellery Gem Technology Dubai) merakla beklenen bir gala yemeği ile son bulacak. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Eğitim

YÖK’ten Yüz Yüze Eğitim Açıklaması Üniversiteler ne zaman açılıyor

Yükseköğretim Kurulu, “2021-2022 Eğitim ve Öğretim döneminde, Yükseköğretim Kurulu olarak örgün programlarda “yüz yüze eğitime” başlanması için gerekli çalışmalarımız yürütülmektedir” açıklaması yapıldı.

2019 yılının sonlarında başlayan ve 2020 yılının ilk aylarına damgasını vuran COVID-19 küresel salgını ile birlikte yükseköğretim kurumlarında uzaktan eğitime geçildiğini anlatan YÖK yetkilileri, “Uygulamalı eğitimlerin bir kısmına devam edilmesi ve özellikle harmanlanmış (hibrit) öğretimin de yaygınlaşması ile birlikte geçtiğimiz yıl ‘’Küresel Salgında Yeni Normalleşme’’ çalışmaları yapılmıştır. Salgının dinamik bir süreç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre üniversitelerimizde “Koronavirus Komisyonları” oluşturulmuş, hızlı karar mekanizmaları tesis edilmiştir. 2021-2022 Eğitim ve Öğretim döneminde, Yükseköğretim Kurulu olarak örgün programlarda “yüz yüze eğitime” başlanması için gerekli çalışmalarımız yürütülmektedir. Salgının seyrine, alt yapı imkanları ve yerleşkelerin kapasitelerine göre, COVID-19 salgınına yönelik tedbirler kapsamında yükseköğretim kurumlarımız tarafından gerektiğinde program özelinde yüz yüze ve çevrim içi öğretim yapılabilecektir” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Sağlık

COVID-19 Geçirenler Anlattı !

Covid-19 salgını tüm ülkeleri olumsuz etkilemeye devam ediyor. Salgın sürecinde Türkiye’de 6 milyona yakın kişi virüse yakalandı, 5,5 milyona yakını iyileşti. Güvenlik Görevlisi olarak çalışan Fırat Özcan ve Ev Hanımı Semra Bahar (56) Covid-19’a yakalandılar ve iyileştiler. Özcan ve Bahar, hastalık süreçlerini anlattı.

Fırat Özcan 31 yaşında iş yerinden, ev hanımı Semra Bahar ise 56 yaşında ve eve gelen nakliye işçilerinden virüsün bulaştığını belirtti. Özellikle tat-koku alamama ve boğazda şiddetli ağrı yaşadıklarını belirten Fırat Özcan ve Semra Bahar’a neler yaşadıklarını sorduk.

Covid-19’a yakalanma süreciniz nasıl oldu?

Fırat Özcan: Covid-19′ a tam emin olmamakla beraber çalışmış olduğum iş yerinde yakalandığımı düşünüyorum çünkü aynı dönemde birkaç kişi daha bu hastalığa yakalandı. Hastalığa yakalandığım dönemde sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalar devam ediyordu. Onun için genellikle ya evdeydik ya da iş yerinde. Hastaneye gittim ve yapılan testler sonucunda
pozitif olduğum ortaya çıktı.

Semra Bahar

Semra Bahar: Nisan ayında Covid-19’a yakalandım. Virüse yakalanmadan 4 gün önce evime eşya aldım. Eşyaları getiren nakliyecilerden virüsün geçtiğini düşünüyorum. Hastaneye gidip test yaptırdım ve pozitif çıktı. O an gerçekten ne yapacağımı bilemedim. Eve gidip karantina sürecine girdim. Temasta bulunduğum herkese haber verdim. Çok mutluyum ki o süreçte kimseye bu virüsü bulaştırmadım. Benim için zor geçen çok ağrı çektiğim bir iyileşme süreci
geçirdim. Sizdeki ilk belirtiler nasıl ortaya çıktı? Sizde ortaya çıkan en önemli belirti ne oldu?

Fırat Özcan: İlk gün vücut ısısı gayet normaldi ancak öksürük, halsizlik ve yorgunluk hissiyatı vardı. İkinci gün tat ve koku duyularımı tamamıyla kaybettim. Hemen PCR testi için hastaneye gittim ve sonuç pozitif çıktı. En önemli belirtti tat ve koku kaybı diyebilirim. Doktorumun söylediğine göre bu duyu kaybının sebebi virüsün tat ve koku sinirlerini besleyen damarların uyarılmasında sorun oluşturmasıymış. Hastalık sürecini evimde geçirdim, hastaneye yatmadım. 10 günlük karantina surecinden sonra sağlığıma kavuştum.

Semra Bahar: Ağzı içinde delikler oluşmaya başladı. Boğazımda yanma, kuruluk ve yuma sıkıntısı çektim. Pozitif çıktıktan sonra hastaneye yatmama gerek kalmadan iyileşme sürecimi evde geçirdim. 10 gün karantinada kaldım. İlaçları kullandım, hastalığı atlattım ama süreç çok zor geçti.

Hastalığı geçirdikten sonra sizde kalıcı bir belirti oldu mu?

Fırat Özcan: Hastalığı atlattıktan sonra 1 ay kadar merdiven çıkmada zorlandım, hızlı tempo yürüyüş ve koşularda çok çabuk yoruldum. Günlük yapabildiğim şeyleri daha yavaş ve temkinli yaptım. Öksürük de devam etti. Ancak kalıcı bir belirti olmadı.

Semra Bahar: Hastalığı geçirdikten sonra yutkunurken boğazımda batma, acı ve nefes almakta zorluk çektim. Doktora gittim ve bana tekrar tedavi verdi ama hala belirtileri geçmedi. Kalıcı sorunlar yaşıyorum.

Okurlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Fırat Özcan: Klişe olacak ancak kesinlikle ve kesinlikle maske , mesafe ve temizlik. Siz her ne kadar dikkat etseniz de birlikte çalıştığınız ve toplum içinde temas halinde bulunduğunuz kişiler de kesinlikle maske takmalı ve mesafeyi korumalı. Covid-19 olduğum için henüz aşı yaptıramıyorum süreç bitince ilk işim aşı olmak olacak. Herkese Covid-19 aşısını olmalarını tavsiye ediyorum.

Semra Bahar: Herkese kendisini çok iyi korumasını tavsiye ederim. Maske -mesafe ve temizliğe mutlaka dikkat edilmedi. Nereden bulaşacağı belli olmuyor. Kalabalık ortamalara girmeyin. Mutlaka aşı olunuz. Bana olmaz demesinler mutlaka önlemlerini alsınlar. Dilerim ki hiç kimse bu hastalığı yaşamasın ve artık en kısa zamanda bu pandemi sona ersin. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)