Kategoriler
Ekonomi

Sigorta Prim Borçlarının Tahsili Hakkında Yapılandırma

İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Sayın Ekrem Gülcemal 9 Haziran 2021’de yürürlüğe giren 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırma kapsamına giren sigorta prim borçlarının tahsiline ilişkin detayları paylaştı.

7326 sayılı Kanun ile SGK alacaklarının tamamının gecikme zammı ve gecikme faizleri silindiğini belirten İl Müdürü Gülcemal “Bunun yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksleriyle güncellenen tutarlar ödenecek olup bu ödenecek tutarın peşin ödenmesi halinde ise Yİ-ÜFE’nin %90’ı, iki taksit ödenmesi halinde ise %50’si silinecektir. İdari para cezalarımızın borç aslının yüzde 50’si silinecektir. Bu kalan tutarlar Yİ-ÜFE ile güncellenecektir.” dedi. Borçların peşin ödenmesi dışında ayrıca taksitler halinde ödenebileceğini de belirten Gülcemal,  “İşveren ve sigortalılarımız borçlarını ikişer aylık dönemler halinde, ilgili borcun Kanunda belirtilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunan tutarı 6, 9, 12 veya 18 taksit, İl Özel İdareleri ile bunlara bağlı kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüpleri azami 36 taksitle ödeyebilecektir. Belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğe haiz kuruluşlara ait borçlara ise aylık olarak 120 taksitte ödenme imkanı getirilmiştir.” dedi.

4/B Sigortalılar E Devlet Üzerinden Başvurabilir

Ekrem Gülcemal, yapılandırma kapsamında; sigorta primi, genel sağlık sigortası primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları, iş kazası ve meslek hastalığı, malullük ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacakları, 4/B (Bağ-Kur) sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğan alacaklar, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacakların olduğunu belirtti. Gülcemal ayrıca Sosyal Güvenlik Merkezlerinden yapılacak başvurularda yoğunluk yaşanmaması için işverenlerin  yoluyla kurumca verilen şifreler üzerinden yapılandırma başvurusunda bulunabileceklerini, 4/B sigortalıları ile primini kendi ödeyen ek-5 ve ek-6 sigortalıların ise e devlet üzerinden başvurabileceklerini ifade etti.

GSS Borcu Olanların 31 Aralık’a Vakti Var

4/B kapsamında olan yani Bağ-Kur’lu sigortalıların yapılandırma kanunu kapsamında borçlarını ödememeleri durumunda, 30 Nisan 2021’den önceki prim borcu bulunan hizmetlerinin durdurularak, prim borçlarının silineceğini, bu sigortalıların faaliyetleri devam ediyor ise sigortalılıklarının 1 Mayıs 2021 itibarıyla yeniden başlatılacağını belirten Gülcemal, Genel Sağlık Sigortası kapsamında borcu olanların ise 31 Aralık 2021 tarihine kadar borçlarını ödemeleri halinde gecikme zammı ve gecikme cezasının kaldırılacağını ifade etti. Bunların yanı sıra “bugüne kadar gelir testine başvurmayan vatandaşlarımızın 30 Kasım 2021 tarihine kadar gelir testine başvuru yapmaları gerekmektedir. Bu vatandaşlarımızın gelir testi sonucunda geliri brüt asgari ücretin üçte birinden az çıkar ise genel sağlık sigortası prim borçlarının tamamının silinecek ve primleri Hazine tarafından karşılanacaktır. Ancak sonuç asgari ücretin üçte birinden fazla çıkarsa borçlarını 31 Aralık 2021 tarihinde kadar ödemeleri halinde yine bu borçlar için gecikme cezası ve gecikme zammı ödemeyecekler” dedi.

İlk Taksit Ödemeleri 1 Kasım

7326 sayılı Kanun kapsamında borçlarını ödemeleri halinde emekli olabilecek durumdaki sigortalılar için bankalar ile protokol imzalandığını belirten Ekrem Gülcemal, “Sosyal Güvenlik Kurumuna borcu olan tüm sigortalı ve işverenler bu Kanunun getirdiği avantajlardan faydalanmak için 31 Ağustos 2021 tarihinde mesai bitimine kadar başvuruda bulunmaları ve başvuru üzerine yapılandırılan alacaklara ilişkin ilk taksit ödemelerini 1 Kasım 2021 tarihi bitimine kadar yapmaları gerekmektedir” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Ekonomi

JWA Dubai, Girişler İçin Açılış Çağrısını Başlattı

Uluslararası mücevher ve değerli taş endüstrisi için prestijli ve saygın bir etkinlik olan Mücevher Dünyası Ödülleri (The Jewellery World Awards), Orta Doğu’da ticaretin artan önemini kabul eden bölgesel baskısı olan JWA Dubai’yi başlatıyor.
Ödül töreni, dünyanın en büyük B2B mücevher fuarları organizatörü Informa Markets Jewellery ve Italian Exhibition Group SpA (IEG) tarafından ortak bir premium sergi olan JGT Dubai’nin (Jewellery Gem Technology Dubai) bir parçası olacak.

JWA Dubai, bu bölgede yapılan olağanüstü başarıları ve katkıları takdir edecek ve onurlandıracaktır. Şu andan itibaren 21 Ekim 2021 Perşembe gününe kadar dört kategorinin üçünde giriş başvuruları kabul ediliyor.

2021 JWA Dubai kategoriler:
1. Yılın Markası – Perakende
2. Yılın En Başarılı Girişimi
3. Yılın Genç Girişimcisi (40 yaş ve altı)
4. Ömür boyu Başarı Ödülü (Aday gösterilmesi durumunda)

Informa Markets Jewellery Mücevher Dünyası Ödülleri Başkanı ve Kurucusu Letitia Chow, açıklamasında şu ifadeleri paylaştı; “Orta Doğu’daki değerli taş ve mücevher topluluğunun başarılarını ve katkılarını belirlemek, takdir etmek ve kutlamak için JWA Dubai’yi başlatmaktan heyecan duyuyoruz. Küresel endüstride önemli bir rol oynayan bu yüksek performanslı bölgede çok fazla büyüme ve gelişme potansiyeli görüyor, dünyanın bu bölgesindeki girişimcilerden ve işletmelerden girişler almayı dört gözle bekliyoruz”

Seçkin İşletmelerin Çabası

Katılım isteklerini göndermek ve değerlendirme kriterlerini incelemek için ilgili taraflar https://www.jwadubai.com/ adresinde kayıt yaptırabilirler.Saygın bir değerli taş ve mücevher uzmanı olan Nirupa Bhatt da baş yargıçlardan biri olarak seçildi. Gemological Institute of America (GIA) Hindistan’da Danışman olmadan önce, 2008’den 2020’ye kadar GIA Hindistan ve Orta Doğu’nun Genel Müdürü olarak görev yaptı ve organizasyonu Hindistan, Orta Doğu ve Türkiye’de 60’tan fazla yere tanıttı. Aynı zamanda bir İş Başarısı Koçu ve Liderlik Çemberi Uygulayıcısı olan Bhatt, “Orta Doğu, yerel ve uluslararası tüketicilere hitap eden çok benzersiz ve ilginç bir bölge. Bu seçkin işletmelerin çabalarını ve bölgenin büyüyen pazar payını takdir ederek JWA Dubai’yi başlattıkları için JWA ekibine övgülerimi sunuyorum.” dedi. Resmi Ortağı Dubai Multi Commodities Center (DMCC – Dubai Çoklu Emtia Merkezi) tarafından desteklenen JWA Dubai’nin ilk baskısı, 21 Şubat 2022 Salı günü JGT Dubai’de (Jewellery Gem Technology Dubai) merakla beklenen bir gala yemeği ile son bulacak. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kaynak: BSHA (Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Ekonomi

Depreme dayanıksız olan yapılar acilen yenilenmelidir

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 22’inci yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, 2019 yılında yürürlüğe giren yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası incelendiğinde nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek bölgelerde yaşamakta olduğunun görüldüğünü ve Türkiye’de depreme dayanıksız olan 6,7 milyon konutun acil olarak yenilenmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 1988 yılından bu yana çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem felaketinin 22’inci yıl dönümünde deprem gerçeğini hatırlattı. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de oluşacak depremlere karşı önlem alınmazsa büyük can ve mal kaybına uğrayacağımıza dikkat çeken Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2019 yılında yürürlüğe giren yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nı incelediğimizde nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek olan bölgelerde yaşamakta olduğunu görüyoruz. 2012 yılından bu yana Türkiye'de 1,5 milyon konutun dönüşümü sağlanmıştır. 2019 yılında T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşümün gerekli olduğu 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli denilen 1,5 milyon konutun da 5 yıl içerisinde kentsel dönüşüm kapsamında yenileneceğini açıklamıştır. Bugün, Türkiye’de depreme dayanıksız olan söz konusu 6,7 milyon konutun tümünün yenilenmesi için gerekli adımlar atılmalı ve kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmalıdır.” dedi.

Özellikle 90’lı yıllardan önce inşa edilen yapıların mutlaka yenilenmesi gerekmektedir

2020 yılında yaşadığımız bazı depremlerin THBB’nin misyonunun önemini bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkat çeken Yavuz Işık konuşmasını şöyle sürdürdü: “Elâzığ, Van ve İzmir illerimizde depremler yaşanmıştır. Elâzığ ve İzmir’de hasar görmüş yapıları incelemek üzere, uzmanlarımızdan oluşan ekipler gönderdik. Yıkılmış veya ağır hasar almış binaların ayrıntılı incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucunda hazırladığımız raporlar, binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan, yetersiz donatı çeliği kullanımının yıkımlara neden olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle 90’lı yıllardan önce inşa edilen yapılarda elle veya basit betonyerlerle karıştırılıp dökülen kalitesiz ve dayanım sınıfı düşük olan betonların kullanıldığını ve yıkılan binaların beton kalitesinin C6, C10 gibi çok düşük dayanımlı betonlar olduğunu tespit ettik. Bu kalitesiz betonlar çok boşluklu ve geçirimli olduğundan, aynı zamanda içindeki donatı çeliğini dış ortam etkilerine karşı koruyamıyor ve korozyona da neden oluyor. Yani bu yapıların yıkılması için herhangi bir depreme gerek yok, bu binalar çevresel etki faktörleriyle de kendi kendiliğine yıkılmaya aday binalardır. Bu yapıların mutlaka yenilenmesi gerekmektedir.”

KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır

Kaliteli beton kullanımı ve denetim ile depremi az hasarla atlatmanın mümkün olduğunu vurgulayan Yavuz Işık: “Yapılan araştırmalarda deprem yıkımlarının önemli nedenlerinden birinin standart dışı beton kullanılması, uygulama ve proje hataları olduğu görülmektedir. Depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç olan ülkemizde hazır beton sektörünün en önemli sorunu bir kısım üreticinin denetim dışı, kalitesiz üretim yapmasıdır. THBB olarak önceliğimiz bu üreticilerle ilgili bütün kesimleri ve halkımızı bilgilendirmek, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) önemini anlatmak ve ülkemizde kullanılan betonun tamamının kaliteli üretilmesi için çalışmaktır. Hazır beton alanında kaliteyi garanti altına almayı hedefleyen Birliğimiz, Kalite Güvence Sistemi (KGS) ile tesislerin üretim şartlarını, teknik ve laboratuvar altyapısını, personel yeterliliğini denetleyerek kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretimi gerçekleşmesini sağlamaktadır. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de gerçekleştiren KGS, tarafsızlığı ile kalite sürekliliğine sahip beton kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Hazır betonun üretim sürecinin tamamını kapsayacak şekilde denetlenmesi, deprem ve diğer dış etkilere dayanıklı binalar üretmek için kaçınılmaz bir şarttır. Kentsel dönüşümde de, kaliteli beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarının sağlanması gerekmektedir. Yeni yapıların inşasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton, olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır.” dedi.

İnşaat sürecindeki bütün kurallara eksiksiz uyulması gerekiyor

İnşaat yapım sürecinde dikkat edilmesi gereken kurallara değinen Yavuz Işık, yapıların depreme dayanıklı olması için inşaatların tasarım ve yapım zincirinde bulunan “zemin incelemesi”, “doğru projelendirme”, “kaliteli malzeme”, “doğru uygulama” ve “denetim” kurallarının hepsine eksiksiz uyulması gerektiğinin altını çizerek, ülkemizdeki Yapı Denetim Sistemi’nin önemini vurguladı.

İnşaatlarda daha yüksek dayanım sınıfında betonlar kullanılmalı

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin binalarda en az C25 dayanım sınıfı betonun kullanılmasını öngördüğünü söyleyen Yavuz Işık, “2019’da yürürlüğe giren bu Yönetmeliğe göre yapılarda kullanılacak beton dayanım sınıfının bir sınıf yükseltilmesi sevindiricidir ancak yeterli değildir. Özellikle betonarme yapıların uzun yıllar boyunca depreme karşı dayanıklı olabilmesi için dış çevre etkilerine de dayanıklı olacak şekilde boşluksuz ve geçirimsiz olması gerekir. Bu dayanıklılığın yani dürabilitenin sağlanması için, beton dayanım sınıflarının daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Yüksek dayanım sınıflarında ve kalite belgeli betonlarla inşa edilen doğru tasarlanmış ve denetlenmiş binaların depremde alacağı hasarın daha az olacağını öngörebiliyoruz.” dedi.

Deprem Performans Analizi hizmetimize devam ediyoruz

İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle kurdukları Türkiye Hazır Beton Birliği Beton Araştırma Geliştirme ve Danışma Merkezi ile sektöre AR-GE ve teknoloji danışma hizmeti vermeye devam ettiklerine dikkat çeken Yavuz Işık, “Beton ve beton bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptığımız ve kalibrasyon hizmeti verdiğimiz laboratuvarımız, genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet vermektedir. 2019 yılında başlattığımız Deprem Performans Analizi hizmetimize devam ediyoruz. Binalarının depreme karşı dayanıklılığını merak etmekte olan; mülk sahipleri, bina yöneticileri, mühendislik büroları, belediyeler ve mahalli idareler, kamu kurumları için benzerlerinden ayırt edici özelliklere sahip ve ayrıntılı Deprem Performans Analizi Raporu hazırlayabiliyoruz. Bu kapsamda yerel yönetimlerle de iş birliği yapmaktayız.” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Bizim Toptan, çok kanallı satış stratejisiyle büyümesini sürdürüyor

 Türkiye’nin en yaygın organize toptan marketi Bizim Toptan, çoklu kanal stratejisi ve güçlü dijital altyapısıyla, yılın ilk yarısında da büyümesini sürdürdü. Bizim Toptan’ın net satışları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 22,7 oranında artarak 3,1 milyar TL’ye ulaştı. 

Türkiye’nin en yaygın toptan marketlerinden Bizim Toptan, 2021 yılı ilk 6 aylık sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. 2021’in ilk altı ayında yapay zekâ teknolojileriyle güçlendirilen satış ve pazarlama hizmetleri, dijital yatırımlar ve çok kanallı satış stratejisiyle büyümesini sürdüren Bizim Toptan, net satışlarını 3,1 milyar TL’ye yükseltirken, ana kategori büyümesini yüzde 32,4 artırdı. 

Bizim Toptan’ın çok kanallı satış stratejisi ve müşterilerinin ihtiyacını her kanaldan karşılayabilen güçlü altyapısının, şirketin finansal sonuçları ve büyümesine olumlu katkısı oldu. Bizim Toptan esnek ve güçlü satış-pazarlama yapısı sayesinde, ev dışı tüketim noktaları, market, bakkal, esnaf, son tüketici gibi geniş müşteri profiline uygun fiyata yüksek kaliteli ürünler sunmaya devam etti. Türkiye’nin 70 ilinde 170’i aşkın mağazasıyla hem bireysel hem ticari müşterilerine hizmet veren Bizim Toptan, dijital platformu “www.bizimtoptan.com.tr” üzerinden de müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun kargo ile teslimat ve “Tıkla Gel Al” seçeneklerini sundu. 

Bayilik modeliyle yönetilen ve Bizim Toptan’ın ürün tedariki sağladığı Seç Marketler de 2021’in ilk altı ayında büyümesini hız kesmeden sürdürerek, alınan finansal sonuçlara olumlu katkı sağlamaya devam etti. Esnafa güç veren iş ortaklığı modeliyle ön plana çıkan Seç Marketler’in mağaza sayısı altı ayın sonunda 1.561’e ulaştı. 

Balcı: “Yenilikçi projelerle büyümemiz devam edecek”

Bizim Toptan CEO’su Hüseyin Balcı şirketin 6 aylık finansal sonuçlarıyla ilgili şunları söyledi: “Bizim Toptan olarak müşterilerimize katma değerli hizmetler sunma hedefimiz doğrultusunda dijital altyapımızı güçlendirdik, yapay zekâ uygulamalarıyla sunduğumuz kişiye özel kampanya ve tekliflerle bu alandaki performansımızı artırdık. Müşteri segmentine özel ihtiyaçları karşılayacak ürün ve hizmeti en doğru kanaldan sağlarken, güçlü marka iş birlikleri gibi birçok projeyi hayata geçirdik. Bizim Toptan olarak yenilikçi projelerle satış kanallarımızı geliştirmeye ve büyümeye devam edeceğiz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Yabancı Yatırımcıların Markalı Konut Satışına İlgisi Arttı

‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ Temmuz 2021 sonuçları açıklandı. Endekse göre Temmuz ayında fiyatlar, bir önceki aya göre yüzde 0.29, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.95 oranında arttı. Markalı projelerden konut satın alan müşterilerin peşinat, senet ve banka kredisi kullanım oranları incelendiğinde Temmuz ayında peşinat kullanım oranının yüzde 63.86, banka kredisi kullanım oranının ise yüzde 12.71 olarak gerçekleştiği görüldü. Satışı gerçekleştirilen markalı konutların yüzde 50.83’i bitmemiş konut stoklarından gerçekleşirken, yüzde 49.17’sini bitmiş konut stokları oluşturdu.

 

Kamuoyunda ‘markalı projeler’ olarak adlandırılan, ağırlıklı olarak kurumsal gayrimenkul şirketlerinin ürettiği konutlar üzerinden geliştirilen ‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ sonuçlarına göre; Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0.29 geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.95 ve endeksin başlangıç dönemi olan 2010 yılı Ocak ayına göre ise yüzde 107.80 oranında nominal artış gerçekleşti.

 

En fazla artışı gösteren konut tipi 4+1 oldu

Yeni Konut Fiyat Endeksi'nde, Temmuz ayında bir önceki aya göre, 1+1 konut tipinde yüzde 0.47 oranında nominal azalış; 2+1 konut tipinde yüzde 0.20, 3+1 konut tipinde yüzde 0.64 ve 4+1 konut tipinde yüzde 0.94oranında nominal artış yaşandı.

Yabancıya satış oranında artış

Temmuz ayında, markalı konut projeleri kapsamında gerçekleştirilen satışların yüzde 6.33’lük (son 6 aylık ortalama yüzde 5.96) kısmının yabancı yatırımcılara yapıldığı gözlendi. Bu satışlarda ağırlıklı olarak 2+1 özellikteki konutların yüzde 39.22’lik tercih oranı ile öne çıktığı görüldü.

 

Banka kredisi kullanım oranı artış gösterdi

Markalı projelerden konut satın alan müşterilerin peşinat, senet ve banka kredisi kullanım oranları incelendiğinde; Temmuz ayında peşinat kullanım oranı yüzde 63.86, banka kredisi kullanım oranı yüzde 12.71 ve senet kullanım oranı yüzde 23.43 olarak gerçekleşti. Haziran ayında peşinat kullanım oranı yüzde 68.38, banka kredisi kullanım oranı yüzde 9.59 ve senet kullanım oranı yüzde 22.03 olarak gerçekleşmişti.

Stok erime hızı: yüzde 6.12

 

Temmuz ayında markalı konutlardaki stok erime hızı rakamları değerlendirildiğinde, adet bazında yüzde 6.12 oranında erime gözlendi. Haziran ayında stok erime hızı yüzde 6.35 oranında gerçekleşmişti.  

 

Satışların yüzde 50.83’ü bitmiş konut stoklarından

Temmuz ayında, satışı gerçekleştirilen markalı konutların yüzde 49.17’si bitmiş konut stoklarından, yüzde 50.83’ü bitmemiş konut stoklarından oluştu. Haziran ayında satışı gerçekleştirilen markalı konutların yüzde 55.82’si bitmiş konut stoklarından, yüzde 44.18’i bitmemiş konut stoklarından oluşmuştu. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Burgan Bank yılın ilk yarısında 76 milyon TL kâr elde etti

İstikrarlı büyümesini 2021 yılının ikinci çeyreğinde de sürdüren Burgan Bank, finansal sonuçlarını açıkladı. Bir önceki yılın aynı dönemine ve yıl sonuna göre kârını artıran Burgan Bank, 76 milyon TL kâr açıkladı. Müşteri mevduatının yüzde 19 artarak 16,5 milyar TL’ye yükseldiğini belirten Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, ana hissedarının, çalışanlarının ve müşterilerinin duyduğu güvenden güç alarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.

Sağlam mali yapısıyla istikrarlı büyümesini sürdüren Burgan Bank, 2021 yılının ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, konsolide aktif büyüklüğünü 2020 sonuna kıyasla yüzde 7 artırarak 28,3 milyar TL’ye yükseltti. Burgan Bank’ın 30 Haziran 2021 itibarıyla konsolide net nakdi kredileri ile finansal kiralama alacakları toplamı 19,9 milyon TL oldu. İlk yarıyılın sonunda Burgan Bank’ın öz kaynakları 2,1 milyar TL’ye, sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 18,7’ye ulaştı.

‘‘Önceliğimiz müşteri odaklı yaklaşım’’

Pandemi nedeniyle yaşanan zorluklara rağmen ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve büyümeye devam ettiklerini vurgulayan Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç; “Özellikle pandemi nedeni ile bu dönemde etkilenen müşterilerimize destek vermeye ve onların yanında olmaya devam ediyoruz.  Yenilik ve değişimlere hızlı adapte alabilen yapımızla ürün ve hizmetlerimizi sürekli geliştiriyor, müşterilerimize her zaman çözüm odaklı bankacılık deneyimi yaşatıyoruz. Müşteri deneyimini merkezimize alarak, teknoloji alanında yatırımlarımıza devam ederek, ürün ve hizmet çeşitliliğimizi artırıp, ülkemize katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. 

Dijital bankacılık odağıyla yatırıma devam”

Pandemi süreciyle birlikte dijitalleşmenin öneminin giderek arttığını da ifade eden Murat Dinç, “Artık tüm sektörler için dijitalleşme olmazsa olmaz bir zorunluluk haline geldi. Pandemi süreci bize bu gerçeği çok daha açık biçimde gösterdi. Yakın zamanda devreye aldığımız ‘Görüntülü Görüşme ile Uzaktan Müşteri Olma’ hizmetiyle müşterilerimizin şubeye gitme ya da adreslerinde kurye bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırdık. Uzaktan müşteri edinimi için ileri teknolojileri kullanarak biyometrik, canlılık kontrolleri ve görüntülü görüşme adımlarıyla sürecimizi birbirini tamamlayacak şekilde tasarladık. Müşterimiz olmak isteyen herkes Burgan Mobil’i indirerek diledikleri yerden, istedikleri zaman, ıslak imzaya gerek kalmadan Burgan Banklı olabiliyor” diye konuştu.

“Yatırım ürünlerinde derinleşmeye devam ederken, dış ticarette büyüyoruz.”

Birikim yönetimi tarafındaki hizmetleriyle ilgili de bilgi veren Murat Dinç, yatırım ürünlerinde artan bir ivme olduğunu vurguladı. Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yatırım ürünlerinde yılın ikinci çeyreğinde de derinleşmeye devam ettik, bunun önemli bir parçası olan yatırım fonlarında yılın ilk çeyreğine göre yüzde 19 büyüdük. Özel bankacılık müşterilerimize yönelik ‘Vergi Danışmanlığı’, sigorta tarafında ‘Doğal Afet ve Covid Destek Planı’ ve birikim yönetimi müşterilerimize özel kurulan fonlarla ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeyi ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Yine dış ticaret alanında bu yılın ilk yarısında 190 milyon dolarlık ilave ihracat kredisine aracılık ettik. Dış ticaret hacmimiz aylık ortalama olarak dolar bazında geçen yılın ortalamasının yüzde 13 üzerinde gerçekleşti” dedi. 

“İştiraklerimizle büyümeyi sürdürüyoruz”

Burgan Leasing ve Burgan Yatırım iştirakleri ile sinerjiyi daha da artırdıklarını belirten Murat Dinç, “İştiraklerimizden Burgan Yatırım, artan müşteri adediyle birlikte yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre net kârlılığını büyük ölçüde artırırken, büyüyen satış kadrosu ve yenilenen dijital kanallarıyla müşterilerine verdiği hizmeti geliştirmeyi sürdürüyor. Burgan Leasing de yine operasyonel kiralamaya öncelik vererek portföyünü filo kiralama kanalıyla büyütmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Aksa Doğalgaz, İnternational Arc Awards 2021’de iki ödüle layık görüldü

Türkiye’nin en büyük özel doğal gaz dağıtımcısı Aksa Doğalgaz,  kesintisiz enerji ve kesintisiz hizmet anlayışını konseptine taşıdığı 2020 Yılı Faaliyet Raporu ile faaliyet raporlarının Oscar’ı olarak nitelendirilen International ARC Awards 2021’de iç tasarım kategorisinde gümüş, fotoğraf kategorisinde ise bronz olmak üzere iki ödülün sahibi oldu.

 

Aksa Doğalgaz, Covid-19 önlemleri kapsamında salgının başladığı ilk günden bu yana kesintisiz doğal gaz hizmetini sunmak için kahramanca görev başında olan çalışanlarıyla gerçekleştirdiği fotoğraf çekimleriyle oluşturulan 2020 Yılı Faaliyet Raporu ile prestijli ödüllerden International ARC Awards 2021’de iki ödülün sahibi oldu. Faaliyetlerinin tümünde insana, doğaya ve sosyal yaşama saygı anlayışıyla çalışan, net satışlar bazında Türkiye’nin en büyük 51’inci şirketi konumunda bulunan şirket, iç tasarım kategorisinde gümüş, fotoğraf kategorisinde ise bronz ödül olmak üzere iki önemli ödüle layık görüldü.

 

Sürdürülebilir büyümesine insan odaklı çalışmalarıyla devam eden Aksa Doğalgaz, faaliyet raporlarının Oscar’ı olarak nitelendirilen dünyanın en büyük uluslararası raporlama yarışması ARC Awards’ta üstün başarı göstererek iç tasarım ve fotoğraf kategorilerinde ödüllendirildi. 27 ülkeden, 1.875 sayıda başvurunun gerçekleştiği ABD merkezli MerComm kuruluşunun düzenlediği, dünyanın en büyük raporlama yarışmasında üstün başarı gösteren Aksa Doğalgaz, insan odaklı çalışmalarıyla başarılarına devam edeceğini belirtti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Yeni mezunlara istihdam sağlayan ‘İlk Fırsat Programı’ Türkiye’deki en iyi 10 uygulama arasında

Az bilinen devlet üniversitelerinden yeni mezun gençlere okuldan işe geçiş süreçlerinde fırsat eşitliği sunan İlk Fırsat Programı; Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın (TOG) dört Batı Balkan ülkesindeki partnerleriyle hazırladığı NEET Gençlere Yönelik En İyi 10 Örnek Uygulamaları raporunda en iyi uygulamalardan biri olarak yer aldı.

Esas Holding’in sosyal yatırım birimi Esas Sosyal, Esas Holding’in sorumlu vatandaşlık değerini, merhum Şevket Sabancı ve ailesinin topluma yatırım vizyonu ile birleştirerek toplumsal sorunlar için ortak çözümler üretme amacıyla ilk yatırımını “gençlik ve istihdam” alanında yapmıştır. Başarı için en çok eğitime güvendiğini ve her zaman gençlere fırsat vermenin faydasına inandığını vurgulayan merhum Şevket Sabancı’nın vizyonu ile 2016 yılında hayata geçirilen İlk Fırsat Programı; işe geçiş süreçlerinde fırsat eşitsizlikleriyle karşılaşan yeni mezun gençlere STK’larda tam zamanlı ve maaşlı çalışma fırsatı ve İlk Fırsat Akademisi kapsamında 21. yüzyıl becerilerini geliştirme olanağı sunuyor.

 

Az bilinen devlet üniversitelerinden mezun olan gençlere fırsat eşitliği sağlayan ve 6 yılda Türkiye’nin dört bir yanındaki devlet üniversitelerinden 20 bini aşkın başvuru alan İlk Fırsat Programı; Avrupa Birliği tarafından fonlanan ve TOG’un dört Batı Balkan ülkesindeki partnerleriyle hayata geçirdiği “EmploYouth for Western Balkans and Turkey” Projesi kapsamında NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda) Gençlere Yönelik Türkiye’deki En İyi 10 Örnek Uygulamadan biri olarak seçildi. 

Batı Balkanlar ve Türkiye’deki gençlik istihdamı alanında yapılan iyi örnekleri derleyerek; gençlik istihdam politikalarını iyileştirmek, sivil toplum örgütlerinin kapasitesini artırmak ve toplumu bilinçlendirmek amacıyla yayınlanan raporda yer alan İlk Fırsat Programı; gençlere sivil toplum kuruluşlarında ilk iş deneyimi sunarken, sivil toplum kuruluşlarının da nitelikli genç iş gücünden yararlanmasını sağlıyor. 

Program kapsamında yeni mezun gençler; sivil toplum kuruluşlarının özel sektörde de karşılığı olan kurumsal iletişim, finans ve muhasebe, insan kaynakları, idari işler, satın alma, bilgi teknolojileri ve kaynak geliştirme/iş geliştirme gibi birimlerinde 12 ay boyunca iş deneyimi kazanıyor. Program katılımcılarının maaşları, Esas Holding ile İlk Fırsat Programı’nın vizyonunu paylaşarak gençlere destek olmak isteyen kurumlar tarafından karşılanıyor. Eğitimin sürekliliğine inanan ve gelişen dünya ihtiyaçları doğrultusunda yetkinliklerin her zaman güçlendirilmesi prensibini benimseyen Esas Sosyal, Program içerisine dahil ettiği İlk Fırsat Akademisi kapsamında katılımcılara 250 saatten fazla eğitim ve gelişim desteği de sağlıyor. İngilizce eğitiminin yanı sıra Dünya Ekonomik Forumu’nun 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırdığı alanlarda pek çok eğitime katılan gençler, aynı zamanda önemli kurumların yöneticilerinden mentorluk desteği de alıyorlar. STK’larda iş deneyimi kazanan bu gençler, ek olarak prova mülakatlar, söyleşiler vb. etkinliklerde alanında uzman kişilerin engin bilgilerinden yararlanıp geleceğe ve iş dünyasına hazır olarak programı tamamlıyorlar.

 

Gençlere yapılan yatırımın hem bugüne hem de geleceğe yatırım olduğunu her fırsatta dile getiren Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, “Rahmetli babam Şevket Sabancı’nın vizyonuyla hayata geçirdiğimiz İlk Fırsat Programı ile genç işsizliğine çözüm modeli oluşturmayı hedefledik. İlk Fırsat Programı’na olan yoğun ilgi bizi doğru konuya odaklandığımız konusunda cesaretlendiriyor ve daha fazla proje geliştirmeye teşvik ediyor. Eğitimli genç işsizliği kurumların tek başına çözebileceği bir konu değil. Kolektif gücün etkisine inanarak, bizimle aynı vizyonu paylaşan kurumlarla el ele vererek 2.000 kişiyi aşan bir ekosistem oluşturduk. Bu ekosistem içerisinde yer alan kurumsal destekçilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, bu kurumlarda çalışan yöneticilerimiz, mentorlarımız, İK profesyonelleri, eğitmenlerimiz ve mezunlarımız ile gençlerin gelişimlerine katkı sağlıyor, iş dünyasına donanımlı birer genç olarak adım atmalarını sağlıyoruz. Değerli katkılarından dolayı Programlarımıza destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Amacımız kalıcı çözümler üreterek gençlerimize istihdama erişimde fırsat eşitliği sağlamak. Bu amaç uğruna gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda) Gençlere Yönelik Türkiye’deki En İyi 10 Örnek Uygulamadan biri arasında yer almak bizleri son derece mutlu etti. Esas Sosyal olarak böyle saygın bir araştırmada yer almaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Yerli start-up’lara 727 milyon dolar yatırım

KPMG Türkiye ve 212 iş birliğiyle hazırlanan ‘Türkiye Start-up Yatırımları Raporu’na göre aşılanmayla birlikte küresel makroekonomik durum toparlanıyor. Türkiye girişim ekosisteminin yükseliş trendi de sürüyor. Girişim ekosisteminde yılın ikinci çeyreğinde 57 işlem ve 727 milyon dolarlık rekor yatırım hacmi gerçekleşti

KPMG Türkiye, 212 iş birliği ile hazırladığı ‘Türkiye Start-up Yatırımları Raporu’nun dördüncüsünü açıkladı. 2021 yılı ikinci çeyrek dönemini kapsayan üç aylık incelemelerin yer aldığı raporda, küresel çapta ve Türkiye’de risk sermayesi piyasasının karşı karşıya olduğu temel eğilimler, fırsatlar ve zorluklar ortaya koyuluyor. Raporla ilgili KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı Lideri Gökhan Kaçmaz, “Aşılanmayla birlikte küresel makroekonomik durum istikrar kazanmaya başladı ve bu da dünya çapında olumlu bir atmosfer yarattı. Geleceğe yönelik belirsizlik önceki dönemlere kıyasla azalırken, küresel girişim piyasası 2021 yılı birinci çeyreğindeki rekor yatırım hacmini geride bırakarak yeni bir rekora imza attı. Bu nedenle 2021’in ikinci çeyreği için toparlanma ve iyimserlik dönemi diyebiliriz” dedi. 

212’nin kurucu ortağı Ali Karabey, start-up yatırımlarına ilişkin, “2021’in ikinci çeyreğinde 57 girişimin aldığı toplam yatırım, tüm zamanların rekorunu kırarak 727 milyon dolara ulaştı. Kişi başına düşen melek yatırım ve girişim sermayesi yatırımlarına bakıldığında ise Türkiye’de 2021 ikinci çeyreğinde kişi başına 8,8 dolar yatırım yapıldı. Bu rakam iki sene önce 1 dolar seviyesindeydi. 2021’de kurulan 91 milyon dolarlık beş yeni fonun eklenmesi, yatırımların hızlanarak devam edeceğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde, Türkiye'deki start-up'ların başarılarının katlanarak artacağını öngörüyoruz” açıklaması yaptı.

Türkiye girişim ekosisteminin yükseliş trendi sürüyor 

Türkiye’nin girişim ekosisteminin dünyaya paralel olarak yükseliş trendini takip ettiğini belirten KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı Kıdemli Müdürü Özge İlhan, “Türkiye’de girişim yatırımlarının hacmi 2021’in ilk çeyreğine göre yüzde 43 artış göstererek toplam 57 işlem ile 727 milyon dolarlık işlem hacmine ulaştı ve çeyreksel bazda rekor tazeledi” şeklinde konuştu.  

Getir ve Dream Games’den iki mega anlaşma 

İlhan şöyle devam etti: “2021 ikinci çeyrekte, toplam yatırım hacminin yüzde 97'sini oluşturan ve yatırım tutarı 100 milyon doları aşan iki mega işlem gerçekleşti. Bunlardan ilki, 550 milyon dolarlık yatırım alarak 7,5 milyar dolar değerleme ile ‘decacorn’ olmaya bir adım daha yaklaşan Getir iken, ikincisi ise 1 milyar dolar değerleme ile 155 milyon dolarlık yatırım alan Türkiye'nin üçüncü unicorn’u Dream Games oldu. Getir ve Dream Games'in tamamladığı yatırım turları hariç tutulduğunda 2021 ikinci çeyrekte, toplam 55 girişim 22 milyon dolarlık yatırım aldı.

 

2021’in ilk yarısı istisnai oldu 

Türkiye, 2021'in ilk yarısında Getir ve Dream Games olmak üzere iki farklı unicorn üretti. Türkiye'de doğan toplam unicorn sayısının 2021 Haziran itibariyle üç olduğu düşünülürse, 2021'in ilk yarısı istisnai bir dönem oldu.

Getir değerini 7,5 milyar dolara çıkardı

Getir, Haziran 2021'de D Serisi turunda 550 milyon dolar artırdı ve son finansman turundan sadece üç ay sonra yeni sermaye de dahil olmak üzere değerlemesini yaklaşık üçe katlayarak 7,5 milyar dolara çıkardı. Son yatırım turunda da yer alan Sequoia Capital ve Tiger Global Getir’e yatırımlarını bu turda da sürdürürken, Silver Lake, DisruptAD ve Mubadala Investment Company ise Getir’in yeni azınlık ortakları oldu. Getir, 2021 ilk çeyrekte unicorn olduktan sonra ikinci çeyrekte de decacorn olma yolunda hızlı ve büyük bir adım atarak uluslararası faaliyetlerine hız kattı.

Dream Games üçüncü unicorn oldu

Dream Games, İngiltere merkezli yatırım şirketi Makers Fund ve ABD merkezli yatırım şirketi Index Ventures liderliğindeki Haziran 2021'de 150 milyon dolarlık B Serisi yatırım topladı. Dream Games, Türkiye'de 1 milyar dolarlık değerlemeye ulaşan üçüncü girişim olurken, oyun alanında unicorn olan Peak Games’den sonraki ikinci girişim oldu.”

Raporda öne çıkan sonuçlar şu şekilde yer aldı: 

  • Küresel girişim yatırımları, 2021 yılının ikinci çeyreğindeki 153 milyar dolarlık rekor yatırım hacminin yanı sıra aynı dönemde yeni unicorn sayısında da 136'ya ulaşarak yeni bir rekora da imza atmış oldu.
  • Hızlı teslimat ve lojistik, oyun, pazar alanı ve fintech, sırasıyla işlem hacmine göre en fazla yatırım çeken sektörler oldu. İşlem sayısı açısından, ilk çeyrekte olduğu gibi oyun sektörü öncülük ederken, onu fintech, sağlık teknolojileri ve SaaS (hizmet amaçlı yazılım) takip etti. 
  • Türkiye’nin oyun sektöründeki girişimleri büyümeye devam etti ve yatırımcı ilgisi nezdinde popülerliğini korudu. İkinci çeyrekteki en büyük on işlemden üçü oyun sektöründe gerçekleşen Dream Games, Uncosoft ve Veloxia işlemleri oldu.
  • 2021 ikinci çeyrekte en büyük on işlemin beşi satın alım, geri kalanı ise yatırım olarak gerçekleşti. Öne çıkan en büyük iki satın alma işlemi GarajSepeti’nin Meksikalı Kavak Intermediate Holdings tarafından 25 milyon dolara satın alınması ve oyun şirketi Uncosoft'u ise 20 milyon doları bedel ile Rollic Games tarafından satın alınması oldu. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kategoriler
Ekonomi

Girişim Elektrik Sanayi Halka Arzına Bireyselde 38, Toplamda 18 Kat Talep!

Girişim Elektrik Sanayi Taahhüt ve Ticaret A.Ş., 11-13 Ağustos tarihleri arasında OYAK Yatırım konsorsiyum liderliğinde gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamladı. Halka arz, sabit fiyatla talep toplama ve borsa dışında satış yöntemi ile gerçekleştirildi. Girişim Elektrik Sanayi’nin halka arz büyüklüğü 459 milyon TL olarak gerçekleşti.

Girişim Elektrik Sanayi yurt içi bireysel yatırımcılara oransal dağılım yöntemiyle gerçekleştirdiği halka arzında, yurt içi bireysel yatırımcılara tahsis edilen 8,1 milyon TL nominal tutarlı paya 44 bin yatırımcıdan talep geldi.

Halka arzda ortak satışı ve sermaye artışı yöntemleri beraber kullanıldı. 15 milyon TL nominal tutarda pay sermaye artışı yöntemi ile halka arz edilirken, 12 milyon TL nominal tutarda pay ise ortak satış yöntemi ile satılmıştır. Şirket’in halka arz sonrasında Şirket sermayesi 100 milyon TL’den 115 milyon TL’ye yükselmiş olup, tamamlanan talep toplama süreci sonunda toplam sermayenin yüzde 23,5’ine karşılık gelen 27 milyon TL nominal tutarlı paylar halka arz edildi.

Girişim Elektrik Sanayi halka arzında toplam halka arz büyüklüğünün 18,1 katı talep gelmiş olup, satışa sunulan 27 milyon TL nominal tutarlı payların tamamının satışı gerçekleşti. Halka arzda Yurt İçi Bireysel Yatırımcılara tahsis edilen payların 38,1 katı, Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılara tahsis edilen payların 16,6 katı, Yurt Dışı Kurumsal Yatırımcılara tahsis edilen payların 2,5 katı talep geldi.

Halka arz edilen payların yüzde 30’u yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 35’i yurt içi kurumsal ve yüzde 35’i ise yurt dışı kurumsal yatırımcılara dağıtılmıştır.

Halka arz edilen Şirket hisseleri, Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da 17 TL fiyat ve “GESAN” kodu ile önümüzdeki günlerde işlem görmeye başlayacak.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı